Prof. Dr. Adem Sözüer

  • TürkçeTürkçe
    • English English
  • Özgeçmiş
    • Akademik Özgeçmiş
    • İdari Görevler
    • Kanun Çalışmalarındaki Görevler
    • Projeler, Etkinlikler ve Toplantılar
    • Yurtdışı Burslar ve Bilimsel Ödüller
    • Yayınlar
      • Ulusal Yayınlar
        • Kitaplar
        • Makaleler
        • Bildiriler
        • Çeviriler
      • Uluslararası Yayınlar
  • Basından
  • Yayınlar
    • Süreli Yayınlar
    • Süresiz Yayınlar
  • Eğitim Öğretim
    • Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı
    • Ceza ve Kriminoloji Araştırma Uygulama Merkezi
    • Dersler
      • Ders Notları
      • Lisans
        • Ceza Hukuku Genel Hükümler
        • Ceza Hukukıu Özel Hükümler
        • Ceza Muhakemesi Hukuku
        • Kriminoloji
      • Lisansüstü
        • Kamu Hukuku Yüksek Lisans
        • Kamu Hukuku Doktora
        • Kriminoloji – Seminer
        • Kriminolojide Suç Teorileri
  • Hukuki Perspektifler
  • Etkinlikler
    • Dreiländer Seminer
    • Türk Ceza Hukuku Günleri
    • Türk – Kore Ceza Hukuku Günleri
    • Türkiye İtalya Kamu Hukuk Günleri
    • Türkiye – Slovenya Ceza Hukuk Günleri
    • Uluslararası İnsan Hakları ve Ceza Adaleti Yaz Okulu
    • Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali
    • Digicrimjus
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Araştırma Makalesi
  • Yasama Dokunulmazlığının İstisnasını Oluşturan Suçların Belirlenmesi Bağlamında Anayasa Mahkemesince Verilen İhlal Kararlarının Yerine Getirilmemesi Sorunu*

Yasama Dokunulmazlığının İstisnasını Oluşturan Suçların Belirlenmesi Bağlamında Anayasa Mahkemesince Verilen İhlal Kararlarının Yerine Getirilmemesi Sorunu*

0
Perşembe, 04 Nisan 2024 / Kategori Araştırma Makalesi

Yasama Dokunulmazlığının İstisnasını Oluşturan Suçların Belirlenmesi Bağlamında Anayasa Mahkemesince Verilen İhlal Kararlarının Yerine Getirilmemesi Sorunu*

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında verdiği ihlal kararlarının gereklerinin yerine getirilmesi hukuki bir zorunluluktur. 1982 Anayasasında ve Anayasa Mahkemesi Kanunda da açıkça ifade edilen bu zorunluluğa rağmen, Kadri Enis Berberoğlu örneğinde olduğu gibi, ihlalin sonuçları ortadan kaldırmakla yetkili ilk derece mahkemeleri Anayasa Mahkemesi Kararlarının gereklerini yerine getirmemişlerdir. Anayasa Mahkemesinin Şerafettin Can Atalay (2) kararı da yetkili ve görevli ilk derece mahkemesi tarafından uygulanmamıştır. Ancak bu kez Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararının uygulanmaması farklı bir yöntem ve süreçte ortaya çıkmıştır. Nitekim yetkili ilk derece mahkemesi kendisine gönderilen Anayasa Mahkemesi ihlal kararının gereği olan işlemleri yapmak yerine dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine göndermiştir. Söz konusu Ceza Dairesi ise kendisini yetkili ve görevli sayarak “Anayasa Mahkemesi Kararının Uygulanmaması” şeklinde ve birçok yönüyle bir ilk olma özelliği taşıyan bir karar vermiştir. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesine başvurulmuş Şerafettin Can Atalay (3) kararanında da mahkeme yine ihlal kararı vermiş yerel mahkemem bu kararı da uygulamayarak dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine yollamış söz konusu daire de ilk kararındaki iddiaları içeren kararını tekrarlamıştır. Bu karar ise TBMM başkanlığına yollanmış orada okunarak Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliği düşürülmüştür. Her yönüyle olağandışı bu süreçle ilgili olarak çalışmamızda özellikle Şerafettin Can Atalay (2) ve Şerafettin Can Atalay (3) kararları bağlamında bireysel başvuru üzerine verilen kararların etkisi ve bağlayıcılığı konusunun yanı sıra yasama dokunulmazlığı ve istisnaları tartışmalarını Anayasa Mahkemesi’nin ilgili içtihatları çerçevesinde inceleyeceğiz. Bu kapsamda Yargıtay 3. Ceza Dairesinin ve Yargıtay Ceza Kurulunun, yasama dokunulmazlığının istisnalarına yönelik olarak geçmiş içtihatlarına da yer verilecektir. Bir karar analizi şeklindeki incelememizin değerlendirme ve sonuç kısmında ise Anayasadaki yasama dokunulmazlığın istisnaları bakımından 14. madde hükmünün doğrudan uygulanmaya elverişli bir nitelikte olup olmadığı, bu madde kapsamında sayılacak suçların yorum yoluyla belirlenmesinin kanunilik ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını irdeleyecek, bireysel başvuru kararlarının etkin biçimde hayata geçirilmesi konusundaki önerilerimize yer vereceğiz.

Makalenin tamamını okumak için lütfen tıklayın.

  • Tweet

Bundan sonra ne okuyabilirsiniz?

Kamu Görevlisine Hakaret ve Anayasaya Aykırılık
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan Hakkında Verilen Tutuklama Kararına İlişkin Bilimsel Değerlendirme
Türk Hukukunda Af, 4454 ve 4616 Sayılı Kanunlarda Öngörülen Şartla Salıverilme ve Ertelemeye İlişkin Hükümlerin Hukuksal Niteliği İle Bu Hükümlerin Anayasa’ya Uygunluğu Sorunu

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaklaşan Etkinlikler

Haz 4
Haziran 4 - Haziran 8

21. Türk Ceza Hukuku Günleri

Takvimi görüntüle

Twitter

Twitter akışı şu anda kullanılamıyor.

PROF. DR. ADEM SÖZÜER

2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Hukuku Reformu'nun baş mimarlarından olan Adem Sözüer, 2008 yılında Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı'nda profesör olmuştur. Alman ceza hukuku doktrini alanında engin bir birikime sahip olan Sözüer, 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığına atanmıştır.

SAYFALAR

  • Özgeçmiş
  • Basından
  • Yayınlar
  • Eğitim Öğretim
  • Hukuki Perspektifler
  • Etkinlikler
  • İletişim

E-BÜLTEN ABONELİĞİ /
ETKİNLİK TAKVİMİ


[tribe_mini_calendar]

İLETİŞİM BİLGİLERİ

+90 212 311 7090 - 5109

adem.sozuer@bilgi.edu.tr

© Prof. Dr. Adem Sözüer 2025 Tüm Hakları Saklıdır.

YUKARI
We use cookies to ensure that we give you the best experience on our website. If you continue to use this site we will assume that you are happy with it.